“Serseri” gezegenin konumu netleşti
Astronomlar, yıldızına bağlı olmayan “serseri” bir gezegenin hem kütlesini hem de galakside nerede bulunduğunu ilk kez bu kadar net biçimde ölçmeyi başardı. Bu tür gezegenler kendi ışıklarını neredeyse hiç yaymadığı için, normalde “ne kadar uzakta, ne kadar büyük” sorularına net yanıt vermek çok zor. Bu çalışmada işi kolaylaştıran şey, aynı gök olayının aynı anda hem Dünya’dan hem de uzaydan izlenmesi oldu.
02/01/2026 16:16 | Son Güncelleme : 02/01/2026 19:20 | Okunma Sayısı : 5 | BizimTrabzon
Bu tarz yalnız gezegenler, bir yıldız gibi parlamadığı için teleskoplar doğrudan görüntü almakta zorlanıyor. Ama kütleçekimi hâlâ iş başında: Gezegen, tam doğru hizaya geldiğinde arka plandaki uzak bir yıldızın ışığını kısa bir süreliğine büyütüyor. Bu etki bir “mercek” gibi çalıştığı için adına mikro merceklenme deniyor.
Buradaki kritik detay şu: Mikromerceklenme çoğu zaman “bir şey geçti ve ışığı büyüttü” dedirtiyor ama o şeyin uzaklığını tek başına söylemeyebiliyor. Uzaklık belirsiz kalınca da kütle hesapları netleşmiyor. Bu yüzden bugüne kadar serseri gezegenler hakkında bildiklerimiz genellikle “tahmini aralıklar” seviyesinde kalıyordu.
DÜNYA + UZAY: İKİ FARKLI BAKIŞ AÇISI
Yeni olayda araştırmacılar, mikromerceklenmeyi hem Dünya’daki teleskoplarla hem de uzaydaki Gaia ile aynı anda yakaladı. Dünya ile Gaia’nın konumu farklı olduğu için, olayın ışık sinyalinde çok küçük zamanlama farkları oluşuyor. İşte bu küçük fark, astronomların “paralaks” denen yöntemle, olayın geometrisini çözmesine yardım ediyor. Yani iki farklı noktadan bakarak “bu mercek tam olarak nerede ve ne kadar güçlü” sorusu netleşiyor.
Bu paralaks ölçümü, ayrıntılı modellerle birleştirilince araştırmacılar ilk kez aynı serseri gezegen için hem kütleyi hem de konumu birlikte çıkarabildi.
SONUÇ: SATÜRN AYARINDA BİR “YALNIZ GEZGİN”
Ölçümlere göre gezegen, Jüpiter’in yaklaşık yüzde 22’si kütlede; bu da kabaca Satürn benzeri bir büyüklüğe işaret ediyor. Konumu ise Samanyolu’nun merkezine göre oldukça uzakta, galaksinin geniş yapısı içinde “kendi başına sürüklenen” bir dünya gibi.
Bu kütle seviyesi önemli: Araştırmacılara göre böyle düşük kütleli serseri gezegenlerin, tek başına “küçük yıldız” gibi doğma ihtimali zayıf. Daha mantıklı senaryo şu: Bu gezegenler önce bir yıldızın etrafında, normal bir gezegen sistemi içinde oluşuyor; sonra sistem içindeki kütleçekim çekişmeleri (yakın gezegen karşılaşmaları, dengesiz yörüngeler, ikili yıldız etkileri gibi) yüzünden bulundukları sistemden fırlatılıyor. Yani bir bakıma “evden atılmış” kozmik yolcular.
Bunlar da ilginizi çekebilir
Kötü amaçlı mobil bankacılık yazılımları küresel çapta büyüyecek
Yıllık Finansal Tehditler Raporu'na göre mobil bankacılığa dair kötü amaçlı yazılımlarda ve kripto para ile ilgili kimlik avında önemli artışlar olduğu ortaya çıktı. Rapor, dijital finansal varlıklara yönelik artan tehdidi işaret ediyor.
1 yıl önceNintendo Switch 2 ve PlayStation 5 Pro 2024'e damga vurabilir
Nintendo başkanı Shuntaro Furukawa, yeni Nintendo Switch'in 2024 yılı içerisinde duyurulacağını açıkladı. Öte yandan Rockstar Games, GTA 6'nın 2025'te çıkış yapacağını duyurmasıyla birlikte gözler PlayStation 5 Pro'ya çevirdi.
1 yıl önceBoeing'in Starliner kapsülünün ISS'e uçuşu iptal edildi
Boeing'in Starliner kapsülünün Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) yapacağı test uçuşu, fırlatma Atlas V roketindeki bir sorun nedeniyle iptal edildi. NASA henüz yeni bir fırlatma tarihi belirlemedi.
1 yıl önce




Trabzon’da Denize Girmek İsteyenler Dikkat! 2025’te Girilebilecek Plajlar ve Su Kalitesi Açıklandı
Trabzon’un Gizemli Hikayesi: Meyveş Nine ve NASA’ya Uzanan Efsane
Bodrum'da çocukların kruvaziyer heyecanı