Fas’ta 773 bin yıllık insan kalıntıları bulundu
Fas’ın Kazablanka kenti yakınlarında bir mağarada bulunan çok eski insan kemikleri, insan evriminin en tartışmalı dönemlerinden birine yeni bir ışık tutuyor. “Grotte à Hominidés” adıyla bilinen mağarada ortaya çıkarılan çene kemikleri, dişler ve omur parçaları, yaklaşık 773 bin yıl öncesine tarihleniyor. Bu tarih, modern insan soyunun Neandertal ve Denisovalıların atalarından ayrışmaya başladığı döneme çok yakın olduğu için araştırmacıların ilgisini özellikle çekiyor.
08/01/2026 11:36 | Son Güncelleme : 09/01/2026 09:17 | Okunma Sayısı : 9 | BizimTrabzon
Buluntular az sayıda olsa da, bilim insanları bu kemiklerin “evrimsel kavşak” denilen kritik eşiğe yakın bir Afrika insan topluluğuna ait olabileceğini düşünüyor. Çünkü kalıntılar hem daha sonra modern insanlarda ve Neandertallerde görülen bazı özellikleri işaret ediyor, hem de daha eski Homo türlerinden miras kalan daha ilkel çizgileri koruyor.
DOĞAL ZAMAN DAMGASI
Bu keşfi ayrıcalıklı kılan noktalardan biri tarihleme. İnsan fosillerinde çoğu zaman en büyük problem “tam olarak kaç yıllık” sorusudur; çünkü tabakalar karışabilir, ölçümler geniş aralıklar verebilir. Kazablanka’daki mağarada ise nadir rastlanan bir avantaj var.
Dünya’nın manyetik kutupları tarihte defalarca yer değiştirdi. Bu değişimler, kayaçların içindeki manyetik minerallerin yönlenmesinde iz bırakıyor ve jeolojik kayıtlara adeta imza gibi işleniyor. En bilinen olaylardan biri Matuyama-Brunhes terslenmesi; yaklaşık 773 bin yıl önce gerçekleştiği kabul ediliyor. Mağaranın tortul tabakalarında bu “manyetik imza” çok net görüldü ve kemikler de tam bu katmanda bulundu. Böylece fosiller, geniş bir aralığa yayılan belirsiz tarihler yerine, çok daha güvenilir bir “kritik an” içine yerleştirilebildi.
ÇENEDE ESKİ, DİŞTE YENİ
Kalıntılar arasında iki yetişkine ve çok küçük bir çocuğa ait çene kemikleri öne çıkıyor. Bunun yanında az sayıda diş, omur parçaları ve uyluk kemiğinden bir bölüm de tespit edildi. İlk bakışta parçalar sınırlı gibi görünse de, özellikle çene ve dişler bir türün kimliğini anlamada oldukça değerli ipuçları taşıyor.
Araştırmacıların betimlediği yetişkin çeneleri uzun, alçak ve dar yapıda. Eklem bölgesindeki geriye çekilme de modern insan ve Neandertallerden farklı bir görüntü veriyor. Bu özellikler, daha eski Homo türlerini; örneğin Homo erectus’u andırıyor. Buna karşın dişlerin görece küçük olması modern insanlara yaklaşan bir çizgi olarak yorumlanıyor.
Dişlerin yalnızca dış şekli değil, iç mimarisi de incelendi. Bilgisayarlı tomografiyle dişin içindeki “mine-dentin birleşimi” gibi ayrıntılı yapılar analiz edildi. Sonuç: Bu yapı bazı yönleriyle Homo erectus ve Avrupa’da bulunan Homo antecessor’a benzerlik gösterse de, ikisinden de net biçimde ayrılan özgün bir imza taşıyor. Yani elimizde “tam olarak şuna benziyor” denebilecek bir kalıp değil, geçiş sürecinin karmaşasına yakışan bir mozaik var.
AVRUPA’YLA AKRABA, AYNI DEĞİL
Keşfin bir diğer boyutu, Avrupa’dan gelen “karışıklığı” azaltma potansiyeli. Çünkü Avrupa’da Homo antecessor’a ait, benzer yaş aralığına oturtulan fosiller yıllardır tartışma konusu: Bu grup Neandertallere mi yakındı, modern insanla ilişkisi neydi, yoksa farklı bir dal mıydı?
Kazablanka fosilleri, coğrafi uzaklık ve anatomik farklar nedeniyle “aynı topluluk” olmaktan çok, erken insan soy ağacında farklı bir yerde duran akraba bir grubu işaret ediyor olabilir. Araştırmacılar, Fas’taki bu topluluğun modern insan hattının Afrika’daki “kök” çizgisine yakın bir popülasyon olabileceğini; Homo antecessor’un ise Avrasya tarafında benzer dönemde var olmuş “kardeş” bir grup gibi düşünülebileceğini değerlendiriyor.
Bu senaryo doğruysa, Buzul Çağı’nın erken evrelerinde insan topluluklarının bölgesel farklılıklarının düşündüğümüzden daha erken dönemde oluşmaya başladığı anlamına geliyor. Yani “tek tip” bir atadan düz bir çizgiyle gelen basit bir hikâye yerine, birbirinden ayrılan ama zaman zaman benzeşen, farklı coğrafyalara yayılan grupların hikâyesi güçleniyor.
AFRİKA’NIN KİLİT ROLÜ
Sonuç olarak, Kazablanka’daki bulgular modern insanın kökeni tartışmasında Afrika merkezli senaryoyu destekleyen güçlü bir halka olarak görülüyor. Bu fosillerin modern insan ile Neandertal-Denisovalı hattının son ortak atasını birebir temsil etmesi beklenmiyor; ancak o ataya “çok yakın” bir dönemde yaşamış bir topluluk olması, ayrışmanın nasıl ilerlediğini anlamak açısından paha biçilemez olabilir.
Bilim insanları, Kuzeybatı Afrika bölgesinin bu tabloda kritik bir köprü görevi görebileceğine dikkat çekiyor: Hem Afrika içi dinamikleri hem de Avrasya’ya uzanan göç yollarını anlamak için. Kısacası, 773 bin yıllık bu izler yalnızca bir mağaranın içine sıkışmış kemikler değil; insanlık hikâyesinin en erken sayfalarından birini daha okunur hale getiren yeni bir anahtar gibi görünüyor.
Bunlar da ilginizi çekebilir
Kötü amaçlı mobil bankacılık yazılımları küresel çapta büyüyecek
Yıllık Finansal Tehditler Raporu'na göre mobil bankacılığa dair kötü amaçlı yazılımlarda ve kripto para ile ilgili kimlik avında önemli artışlar olduğu ortaya çıktı. Rapor, dijital finansal varlıklara yönelik artan tehdidi işaret ediyor.
1 yıl önceNintendo Switch 2 ve PlayStation 5 Pro 2024'e damga vurabilir
Nintendo başkanı Shuntaro Furukawa, yeni Nintendo Switch'in 2024 yılı içerisinde duyurulacağını açıkladı. Öte yandan Rockstar Games, GTA 6'nın 2025'te çıkış yapacağını duyurmasıyla birlikte gözler PlayStation 5 Pro'ya çevirdi.
1 yıl önceBoeing'in Starliner kapsülünün ISS'e uçuşu iptal edildi
Boeing'in Starliner kapsülünün Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) yapacağı test uçuşu, fırlatma Atlas V roketindeki bir sorun nedeniyle iptal edildi. NASA henüz yeni bir fırlatma tarihi belirlemedi.
1 yıl önce




Trabzon’da Denize Girmek İsteyenler Dikkat! 2025’te Girilebilecek Plajlar ve Su Kalitesi Açıklandı
Trabzon’un Gizemli Hikayesi: Meyveş Nine ve NASA’ya Uzanan Efsane
Bodrum'da çocukların kruvaziyer heyecanı