CES 2026’da ‘yazılım ve donanım uyumu’ vurgusu
Dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarı CES 2026, Las Vegas'ta kapılarını açtı. Fuar katılımcılarından Bosch, düzenlediği etkinliklerle teknolojik yeniliklerini tanıttı.
09/01/2026 11:44 | Son Güncelleme : 10/01/2026 03:59 | Okunma Sayısı : 9 | BizimTrabzon
Şirket yeni yapay zekâ tabanlı kokpit çözümünü kullanıcılara tanıtırken, hepsi bir arada bir sistem olarak geliştirilen bu kokpitin, araç içi deneyimin yüksek düzeyde kişiselleştirilmesine olanak tanıdığı belirtildi. Büyük dil modeliyle donatılan sistem, kullanıcıyla gerçek bir kişiyle konuşuyormuş hissi veren bir iletişim kurabiliyor. Görsel dil modeli ise araç içi ve araç dışındaki ortamı algılayarak yorumlayabiliyor. Bu sayede sistem, örneğin varış noktasına ulaşıldığında otomatik olarak park yeri arayabiliyor ya da çevrim içi toplantılar sırasında toplantı tutanakları oluşturabiliyor.
Şirket, otomatik ve yazılım tanımlı sürüşün temel teknolojilerinden biri olan by-wire sistemlerinde de dünya genelinde sağlayıcılar arasında yer alıyor. Bu sistemler, fren ve direksiyon için mekanik bağlantıları elektriksel sinyal hatlarıyla değiştirerek tasarım, güvenlik ve yazılım kontrolü açısından tamamen yeni olanaklar sunuyor. Brake-by-wire ve steer-by-wire ile 2032’ye kadar 7 milyar Euro’nun üzerinde kümülatif satış geliri elde etmeyi bekleyen şirket, bu teknolojinin pazar dinamikleri 2030’lu yıllarda da hız kazanmaya devam edeceğini vurguluyor.
Bosch’un Vehicle Motion Management (Araç Hareket Yönetimi) yazılımının ise frenleri, direksiyonu, güç aktarma sistemini ve şasiyi merkezi olarak kontrol ederek aracın hareketini altı serbestlik derecesinin tamamında yönetmeyi mümkün kıldığı belirtildi.
Gelecekte bu sistemlerin sürücünün bireysel ihtiyaçlarına göre de ayarlanabileceği duyurulurken yazılımın, virajlarda savrulmayı veya dur-kalk trafikte öne-arkaya sallanmayı önemli ölçüde azaltarak hareket kaynaklı rahatsızlıkların önüne geçmeyi hedeflediği ifade edildi. Bu da otonom sürüşe giden yolda önemli bir adım olarak görülüyor.
Şirket, sensör teknolojisi ve yapay zekâyı bir araya getiren Radar Gen 7 Premium çözümünün dünya prömiyerini de CES’te yaptı. Yeni radar sensörü, otoyol pilotu gibi sürüş destek fonksiyonlarını ileri seviyeye taşıyor. Özel anten konfigürasyonu sayesinde maksimum açısal hassasiyet ve çok uzun menzil sunan sensör, 200 metrenin üzerindeki mesafelerde palet veya araç lastiği gibi çok küçük nesneleri dahi algılayabiliyor. Bu sayede karmaşık trafik koşullarında kayıp yükleri veya diğer yol kullanıcılarını doğru şekilde tespit ederek uygun sürüş manevralarını mümkün kılıyor.
eBike Flow uygulamasına eklenen yeni özellikle kullanıcıların bisikletlerini veya bataryalarını çalıntı olarak işaretleyebileceği ve bu durumda, ikinci el alıcılar, yetkili servisler veya güvenlik birimlerinin eBike Flow uygulaması üzerinden bağlantı kurmaya çalıştığında uyarı alacağı açıklandı. Böylece çalıntı eBike’ların yeniden satılmasının önemli ölçüde zorlaşacağı belirtildi.
Otomotivden sanayiye, ev teknolojilerinden robotik uygulamalara kadar pek çok yeniliğin temelinde küçük ama son derece gelişmiş sensörler yer alıyor. Bosch, CES’te yeni BMI5 AI MEMS sensör platformunu tanıtıyor. Bu platform üzerine geliştirilen tüm sensörler; yüksek hassasiyet, dayanıklılık ve enerji verimliliğiyle öne çıkıyor. Entegre yapay zekâ fonksiyonları sayesinde hareketleri, konumları ve bağlamları algılayabiliyor. Yeni sensörler; sanal ve artırılmış gerçeklik uygulamalarında baş hareketlerini gecikme olmadan takip ederek doğal 3D etkileşim sağlıyor. Aynı zamanda robotların çevrelerini ve hareketlerini yüksek doğrulukla algılamasına yardımcı oluyor. Örneğin, kamera görüşü kısıtlandığında bile insansı robotların doğru yolu bulmasını mümkün kılıyor.
Şirket, CES 2026 kapsamında Microsoft ile iş birliğini genişlettiğini duyurdu. İki şirket, “Manufacturing Co-Intelligence” çözümünü ajan tabanlı yapay zekâ ile geliştirerek üretimde devrim yaratabilecek yeni uygulamaları hayata geçirmeyi hedefliyor. İki şirket Las Vegas’ta Mutabakat Zaptı (MoU) imzalayacak.
Ajan tabanlı yapay zekâ; çok büyük veri setlerini analiz edebiliyor, büyük ölçüde otonom kararlar alabiliyor ve üretim, bakım ile tedarik zinciri süreçlerini optimize edebiliyor. Tanja Rückert, “Bu teknoloji, fabrika süreçlerini çok daha akıllı hale getiriyor” dedi. Bosch’un üretim ve endüstriyel yazılım alanındaki derin bilgi birikimi ile Microsoft’un güçlü BT altyapısı ve yazılım uzmanlığı bir araya getiriliyor. Amaç, mevcut üretim süreçlerini yapay zekâ destekli çözümlerle ölçeklenebilir hale getirmek. Böylece fabrikalar daha verimli çalışırken, çalışanların üzerindeki yük de azaltılıyor.
Şirketin CES’te tanıttığı bir diğer yenilik ise sahte ürünlerle mücadelede çığır açan Origify çözümü oluyor. Origify, ürünlere dijital bir DNA kazandıran akıllı bir yazılım ekosistemi olarak konumlanıyor. Ek etiketler, çipler veya kodlar yerine ürün yüzeyinin benzersiz ve kopyalanamaz fiziksel özelliklerini analiz eden sistem, ürüne kurcalamaya karşı dayanıklı bir dijital kimlik atıyor. Detector uygulaması sayesinde canlı video akışı kullanılarak birkaç saniye içinde ürünün orijinal mi yoksa sahte mi olduğu tespit edilebiliyor.
Yedi ülkede 11 binden fazla kişiyle gerçekleştirilen Bosch Tech Compass araştırması, yapay zekânın önümüzdeki yıllarda en etkili ve en olumlu teknoloji olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 70’i yapay zekâyı geleceğin vazgeçilmez unsuru olarak değerlendiriyor.
Araştırma, yapay zekâya yönelik iyimserliğin artmasına rağmen, toplumsal etkilerine dair endişelerin de varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si, teknolojik gelişmelerin etkilerini daha iyi anlayabilmek için bir “duraklatma” ihtiyacına dikkat çekiyor.
İlk defa Türkiye’nin de dahil olduğu Bosch Tech Compass araştırmasının ilk sonuçlarına göre; katılımcıların dörtte üçü kendini yapay zeka çağını karşılamaya hazır hissediyor. Sonuçlar Türkiye’nin teknoloji ve inovasyona değin gelişmelere açık ve umutlu bir bakış açısıyla yaklaştığını ortaya koyuyor. Türkiye’deki katılımcılar, teknolojik gelişmelerin dünyayı daha iyi bir yer haline getireceğine ve yapay zekânın toplum için olumlu bir güç olacağına küresel ortalamanın üzerinde bir güven duyuyor.
Yedi ülkede 11 binden fazla kişiyle gerçekleştirilen Bosch Tech Compass araştırması, yapay zekânın önümüzdeki yıllarda en etkili ve en olumlu teknoloji olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Araştırma, yapay zekâya yönelik iyimserliğin artmasına rağmen, toplumsal etkilerine dair endişelerin de varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si, teknolojik gelişmelerin etkilerini daha iyi anlayabilmek için bir “duraklatma” ihtiyacına dikkat çekiyor.
Bunlar da ilginizi çekebilir
Kötü amaçlı mobil bankacılık yazılımları küresel çapta büyüyecek
Yıllık Finansal Tehditler Raporu'na göre mobil bankacılığa dair kötü amaçlı yazılımlarda ve kripto para ile ilgili kimlik avında önemli artışlar olduğu ortaya çıktı. Rapor, dijital finansal varlıklara yönelik artan tehdidi işaret ediyor.
1 yıl önceNintendo Switch 2 ve PlayStation 5 Pro 2024'e damga vurabilir
Nintendo başkanı Shuntaro Furukawa, yeni Nintendo Switch'in 2024 yılı içerisinde duyurulacağını açıkladı. Öte yandan Rockstar Games, GTA 6'nın 2025'te çıkış yapacağını duyurmasıyla birlikte gözler PlayStation 5 Pro'ya çevirdi.
1 yıl önceBoeing'in Starliner kapsülünün ISS'e uçuşu iptal edildi
Boeing'in Starliner kapsülünün Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) yapacağı test uçuşu, fırlatma Atlas V roketindeki bir sorun nedeniyle iptal edildi. NASA henüz yeni bir fırlatma tarihi belirlemedi.
1 yıl önce




Trabzon’da Denize Girmek İsteyenler Dikkat! 2025’te Girilebilecek Plajlar ve Su Kalitesi Açıklandı
Trabzon’un Gizemli Hikayesi: Meyveş Nine ve NASA’ya Uzanan Efsane
Bodrum'da çocukların kruvaziyer heyecanı